Mobbinge Son: Tacizcilere Yardım ve Yataklıktan Vazgeçin!

Mobbing'e Son aktivistleri ve BES üyeleri, bugün İŞKUR İstanbul İl Müdürlüğü önünde işyerinde cinsel tacizi ve tacizciyi koruyan İŞKUR İl Müdürlüğü'nü protesto etti. İŞKUR yönetimi, tacize maruz kalan BES üyesi ve işyeri temsilcisi Sibel Yüksel'e sürgün cezası verirken, tacizci çalışanı kınamakla yetinmişti. Protestocular Sibel Yüksel'in "yanındayız" dedi ve İŞKUR il müdürüne seslendi: "Tacizcilere yardım ve yataklıktan vazgeçin!"

Bugün saat 12.00'de Tophane'deki İŞKUR İstanbul Müdürlüğü önünde toplanan sendikalı - sendikasız çalışanlar, işçiler ve işsizler "Mobbing'e karşı omuz omuza" sloganıyla eylemi başlattı.

"İşyerinde tacize sessiz kalmıyoruz – Mobbing'e son" yazılı pankartı açan eylemciler "İşkur uyuma, tacizciyi koruma", "Susma haykır, mobbinge hayır", "Susma sustukça sıra sana gelecek", "Tacizciyi değil kadını koru" sloganlarını haykırdı.

Eylemin açılış konuşmasını yapan Mobbing'e Son aktivisti Çağla Oflas, işyerinde cinsel taciz ve kadınlara dönük ayrımcılığın yaygınlığına dikkat çekerek buna sessiz kalmayacaklarını söyledi ve tüm çalışanları tepki göstermeye çağırdı.

Protestocular İŞKUR İstanbul İl Müdürü'ne çağrı yaptı: "Tacizcilere yardım ve yataklıktan vazgeçin. Tacizi ve tacizcileri teşvik eden uygulamaları derhal durdurun. Temsilcimiz Sibel Yüksel hakkındaki sürgün kararını derhal iptal edin!"

Mobbing'e Son kampanyası adına aktivist Heval Arıcı okuduğu yaptığı açıklama şöyle:

İşyerinde cinsel tacize sessiz kalmıyoruz

Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın en yaygın biçimlerinden olan işyerinde cinsel taciz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'ne bağlı İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Unkapanı Ek Hizmet Merkezi'nde kendini bir kez daha gösterdi.

BES 2. No'lu şube üyesi ve işyeri temsilcisi Sibel Yüksel 2000 yılından itibaren iş yerinde sürekli mobbinge maruz kaldığı yetmezmiş gibi aynı yıllarda bir mesai arkadaşı tarafından cinsel tacize uğradı. İşyerinde uğradığı taciz karşısında sessiz kalmayan Yüksel konuyu adli yargıya intikal ettirdi. Mahkeme tacizci hakkında 3 ay 22 gün hapis cezası verdi. Ancak kişinin daha önce cezası bulunmadığından cezası ertelendi. Tacizci ayrıca, işyeri kurum idaresi soruşturması sonucunda da kınama cezası aldı.

Tacizci hem mahkeme hem de işyeri idaresi tarafından cezalandırılmışken işyerinin tacizciye arka çıkan davranışları devam etti. Arkadaşımız tacizciyle aynı birimde çalıştırılmaya devam ettirildiği gibi zaman zaman da aynı odada çalıştırılmak yönünde girişimlerde bulunuldu. Yüksel, 06.01.2012 tarihinde Bölge Çalışma Müdürü imzalı bir yazıyla tacizciyle aynı odada görevlendirildi. Arkadaşımızın gerek sözlü gerekse yazılı itirazı dikkate alınmadı. İstanbul Valiliğine yapılan şikayet üzerine arkadaşımızın odası değiştirildi. Ayrıca dönem içinde bina içinde tacizciyle karşılaştıkça bu kişinin arkadaşımıza yönelik tacizleri devam etti ve bu durum da tutanak altına alındı.

Genellikle taciz karşısında mağdurların sessiz kalmayı seçmelerine karşın, arkadaşımız sessiz kalmak yerine bu çirkin saldırı karşısında sinmeyip mücadele etmeye devam etti ve Müdürlük Makamına bir dilekçe vererek, tacizcinin başka birimde görevlendirilmesini ve hakkında disiplin soruşturması açılmasını istedi.

Tüm bu gelişmeler karşısında kurum idaresi, tacizci yerine iş yeri temsilcimizi sürgün ederek, arkadaşımızı tacize karşı mücadele ettiği için adeta cezalandırılmaktadır.

Ayrıca BES 2. No.lu şube üyesi Sibel Yüksel'e 07.09.2012 tarihinde BES İstanbul 2. No'lu Şube tarafından işyeri temsilcisi olarak atama yazısı işyerine ulaştıktan yaklaşık 40 dakika sonra sürgün yazısının gelmiş olması, işverenin sendikaya ve örgütlü mücadeleye karşı zihniyetini de ortaya koymaktadır.

İş hukukuna göre; işverenin 'işçiyi gözetme borcu" çerçevesinde çalışanının, vücut bütünlüğünü, sağlığını ve yaşamını korumakla ve iş yerinde iyi niyet kurallarına uygunluğu sağlamak gibi görevleri vardır. Bu açıdan bakıldığında işverenin çalışanlarını iş yerinde gerçekleşecek cinsel tacize karşı koruması Anayasal bir görevdir. Yapılan araştırmalarda iş ortamlarının organizasyonunun iş yerinde cinsel tacizin oluşmasında önemli bir rol oynadığı görülmüştür. Bu durumda işverenin başlıca görevlerinden biri de iş ortamını bu tarz durumların oluşmasına imkân vermeyecek şekilde düzenlemektir.

Ayrıca bu görevlendirme 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu'nun 18. maddesi ve Başbakanlığın 2005/14 sayılı Genelgesine de aykırı bir uygulamadır.

Yapılan araştırmalar iş yerinde cinsele tacizin yaygın olduğunu aynı zamanda taciz mağdurlarının bu durumu açıklamalarının güçlüklerini de gözler önüne sermektedir.

İŞKUR'da uğradığı cinsel tacize sessiz kalmayarak yargı yoluna başvuran Sibel Yüksel'in yalnız olmadığını belirtiyor. Tacize karşı sessiz kalmayacağımızın altını bir kez daha çiziyoruz. Ayrıca Çalışma Bakanlığı'nın tacize karşı yaptırımda bulunmasını ve bu konuda bir adım atmasını bekliyoruz.

Buradan il Müdürüne tekrar çağrıda bulunuyoruz;

Tacizcilere yardım ve yataklıktan vazgeçin!
Tacizi ve tacizcileri teşvik eden uygulamaları derhal durdurun!
Temsilcimiz Sibel YÜKSEL hakkındaki sürgün kararını derhal iptal edin!

Mobbinge Son Kampanyası


KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y