Adana Liseli Gençlik Muhalefeti 1 Mayıs Saldırısını Protesto Etti!

SELAM OLSUN TAKSİM'DE DİRENENLERE!

Dün Adana Liseli Gençlik Muhalefeti olarak 1 Mayıs'ta Taksim'de yaşanan AKP faşizmini protesto etmek için ve AKP polisinin vahşice, ağır bir şekilde yaraladığı başta arkadaşımız Dilan Alp olmak üzere diğer emekçi arkadaşlara destek vermek amacıyla saat 14.00'te İnönü Parkı'nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Bilindiği üzere Taksim Meydanı, devrimciler için yıllardan beri süregelen direnişin, mücadelenin yılmaz bir sembolüdür. 1977'deki KANLI 1 MAYIS'ında da bugün de devrimciler TAKSİM için bedel ödediler ve ödemeye de devam edecekler.

Sık sık 'Her Yer Taksim, Her Yer Direniş', 'Kahrolsun AKP Diktatörlüğü', 'Gençlik Gelecek, Gelecek Sosyalizm', 'Katil Polis Sokaklardan Defol' sloganlarının atıldığı eylemde Liseli Gençlik Muhalefeti adına basın metnini okuyan Bawer Taş; ''Emeğin, kadının, işçinin, öğrencinin, ötekinin susturulmak istendiği, tek adam diktasının hakim kılınmak istendiği günümüz Türkiyesi’nde kurtuluşun; direnişten, mücadeleden, dayanışmadan geçtiğine inanan biz GENÇLİK MUHALEFETİ; direnen, düşünen, mücadeleyi Mahirlerden alan gençler olarak her daim mücadele alanında olacağız her daim AKP DİKTATÖRLÜĞÜNE DİRENECEĞİZ.'' diyerek, eylemlilik süreçlerinin sonuna kadar devam edeceğini açıkladı.
Basın Açıklamasının tam metni:


BASIN EMEKÇİLERİ VE KAMUOYUNA

Baskının, gericiliğin, dikta yönetiminin hayatın her alanına nüfus ettiği günümüz Türkiye’sinde boyun eğmeyen, bu politikaları reddeden, her daim mücadele eden emekçiler direnişin, tarihsel değerlerin, baskıyı kabullenme-menin ne demek olduğunu 1 Mayıs günü Taksim direnişi ile bir kez daha gösterdiler. Bu direniş sayesinde kapitalizmin nefretle, emekçilerin ise hayati önemle karşıladığı 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü bir kez daha tarihsel önem ve değerine yakışır bir şekilde direnerek, başkaldırarak karşılandı Taksim’de.

Taksim, uğruna on yıllardır verilen mücadeleler, direnişler ve ‘77 KANLI 1 MAYIS’ında yitirilen emekçi yoldaşlardan devralınan direniş bayrağını sahiplenmek yönüyle emekçilerin, sosyalistlerin her zaman ziyadesiyle önemsediği; uğrunda her türlü fedakarlığı göze aldığı bir meydandır. Taksim; emeğin, direnişin, dayanışmanın meydanıdır. Bunu en az bizim kadar bilen faşist hükümet ve onun uşakları olan emniyet müdürleri ve valilikler tarihsel süreç içerisinde her zaman gerici ve baskıcı yönetimlerinin sonucu olarak burayı yasaklama yoluna gitmişler ve her zaman da direnişle karşılaşmışlardır. On yıllardır yaşanan direnişlerin sonuncusunu da geçtiğimiz 1 Mayısta yaşadık. Bu direnişimiz de yine halkına karşı emperyalizme uşaklık eden güvenlik güçleri tarafından aşırılıklarla, acımasız bir zulümle karşılandı. İstanbul Valisi tarafından ‘fevkalade orantılı’ diye nitelendirilen bu zulüm 17 yaşındaki Dilan Alp’ın, atanamayan öğretmen Meral Dönmez’in polis tarafından bilinçli bir şekilde hedeflenerek ağır yaralanmasına, komaya girmesine neden oldu. Felsefe öğrencisi İbrahim Akan bir gözünü kaybetti, diğer gözünü kaybetme tehlikesi de sürüyor. Faşizmin her alanda hissedilen ağır kokusu o gün de biber gazı ve tazyikli su ile şekillenmişti. Polisin ağır yaraladığı metal emekçisi Serdar Gül de yoğun bakımdan henüz çıkamadı. Onlarca tutuklamalar haksız gözaltılar da emekçileri yıldırmadı, yıldırmayacak!

Bizlere salt bu senelik bir erteleme diyen, emperyalizmin uşağı hükümet ağzındaki baklayı dün Boşbakanın açıklamasıyla çıkardı; bunun bu seneye özgü bir erteleme olmadığını, emekçilerin haklı çıktığını bir kez daha gördük. Nitekim Boşbakan Erdoğan dün yaptığı açıklamada Taksimde artık hiçbir yürüyüşe ve protestoya izin verilmeyeceğini açıkladı. Hükümet tüm ülkeyi koyun misali yönetme projesinin bir ayağı olarak yeni miting alanları oluşturacağını ve buradan başka yerde miting yapılmayacağını söylüyor. Bu bizim her daim baskıcı, totaliter, tekadamcı olarak nitelendirdiğimiz hükümete dair fikirlerimizin yanlış olmadığını bir kez daha kanıtladı.

Ancak bilinmelidir ki geleceğin emekçileri olan bizler de her daim direnen emekçiler gibi bu politikalara ne şu anda ne de gelecekte boyun eğmeyeceğiz !! İstanbul Valisinin emekçileri marjinal olarak nitelendirmesi bu faşizmin emeğe,haklı direnişe ve emekçiye bakışını tek kelimeyle açıklamıştır. Faşizminize, gericiliğinize, sömürünüze direnmek, marjinallikse, bizler marjinaliz.

Emeğin, kadının, işçinin, öğrencinin, ötekinin susturulmak istendiği, tek adam diktasının hakim kılınmak istendiği günümüz Türkiyesi’nde kurtuluşun; direnişten, mücadeleden, dayanışmadan geçtiğine inanan biz GENÇLİK MUHALEFETİ; direnen, düşünen, mücadeleyi Mahirlerden alan gençler olarak her daim mücadele alanında olacağız her daim AKP DİKTATÖRLÜĞÜNE DİRENECEĞİZ.

YAŞASIN 1 MAYIS! YAŞASIN TAKSİM DİRENİŞİ!
YAŞASIN ONURLU EMEK – SOSYALİZM MÜCADELEMİZ!



KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y