Diyarbakır Kayıp Yakınları 223. Haftada Hasan, Cezayir ve Selim Örhan Nerede?

Kayıpları yakınları, 223. kez Koşuyolu Parkı, Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi.

Eyleme kayıp yakınlarının yanı sıra Barış Anneleri ile İHD, SES, ESP ve Partizan üyeleri katıldı. Kayıp fotoğraflarının açıldığı eylemde, "Onlar bir gece ansızın evlerinden alındılar. Bir daha geri dönmediler" pankartı taşındı.

İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Abdulselam İnceören, her hafta kayıpların akıbetinin aydınlatılması için eylem gerçekleştirdiklerini belirterek, ancak devlet ve hükümet cephesinden herhangi bir adımın atılmadığını söyledi. Eylemlerinde her hafta devam eden çözüm sürecinin arkasında olduklarını duyurduklarını dile getiren İnceören, sürecin bir parçası olarak araştırma komisyonunun gözaltında kaybedilen ve faili mechule kurban gidenlerin akıbetinin araştırılması için acil olarak çalışma yürütmesini istedi.

Bugünkü eylemde, gözaltında kayıplara karşı mücadelenin simge ismi Hasan Ocak'ın hikayesini, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Parti Meclis üyesi Mustafa Naci Toper anlattı. 17 Mayıs'ın Hasan Ocak'ın işkence yapılmış bedeninin kimsesizler mezarlığında bulunuşunun yıldönümü olduğunu hatırlatan Toper, "Hasan 13 Nisan 1965 tarihinde dünyaya geldi. Kürt Alevi bir ailenin evladıdır. Küçük yaşta devrimcilerle tanıştı. Uzun yıllar devrimci mücadelede yer aldı. Defalarca gözaltına alındı, işkencehanelerden geçti. Ama her defasında bu tezgahlardan onurlu çıkmasını bildi. Son olarak ise kontrgerilla Gazi'de bir katliam yaparak Alevi-Sünni çatışması çıkarmak istemişti. Ancak Hasan Ocak ve yoldaşları bu oyunu bozarak katliamcıların gerçek yüzlerini deşifre etmişlerdi" dedi.

Hasan Ocak'ın Gazi direnişini hazmedemeyen kontrgerilla güçleri tarafından 21 Mart 1995 tarihinde kaçırıldığını söyleyen Toper, "Hasan'ı kaçırarak intikam almak istediler. Yoldaşlarının büyük mücadelesi sonucu 17 Mayıs'ta Hasan'ın kemiklerine kimsesizler mezarlığında ulaşıldı" dedi. 


'MEHMET AĞAR DIŞARIDA'

Toper, geçtiğimiz dönemde 4. Yargı Paketi kapsamında tahliye edilen Mehmet Ağar'ın Hasan Ocak'ın kaybedildiği dönemde Emniyet Müdürü olduğunu hatırlattı, "Devletin binlerce yurtseveri, devrimciyi, komünisti uydurma gerekçelerde yıllarca hapiste tutup diğer yandan bin operasyonun faili Mehmet Ağar'ı tahliye etmesi katliamcılara nasıl baktığının açık bir ifadesidir" dedi.

ESP PM üyesi Mustafa Naci Toper, mücadeleyi tüm kayıpların akıbeti açıklanana ve sorumluları cezalandırılıncaya kadar devam ettireceklerini vurguladı.

Bugünkü eylemde 1994 yılından bu yana kayıp olan Hasan, Cezayir ve Selim Örhan'ın öyküsünü Adnan Örhan anlattı. Örhan, babası Selim Örhan, amcası Hasan ve Cezayir Örhan'ın 24 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesinde askerler tarafından herkesin gözü önünde gözaltına alındığını ve yaptıkları tüm başvurulara rağmen bir haber alamadıklarını söyledi. 


'KEMİKLERİ KİMSESİZLER MEZARLIĞI'NA GÖMMÜŞLER'

Örhan şöyle konuştu: "1997 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden bir haber aldık. Aldığımız haberde 8 kişinin Kulp'un Gözüpekli Köyü yakınlarında 8 kişinin katledildiği ve daha sonra yakıldığını söylediler. Köylüler gelen koku üzerine olay yerine gitmişlerdi. Daha sonra gidip DNA testi için kan verdik. Savcılığa başvuruda bulunduk. DNA test sonuçlarında kemiklerin amcam Hasan ve babam Selim'e ait olduğu ortaya çıktı. Daha sonra ziyaret edebileceğimiz bir mezarımız olsun istedik. Ve babamların kemiklerinin bize verilmesini istedik. Diyarbakır'da savcılığa başvuruda bulunduk. Savcılık bize kemiklerin Adli Tıp Kurumu'nda olduğunu söyledi. Adli Tıp Kurumu'na başvuruda bulunduk. Adli Tıp Kurumu ise bize kemiklerin Kulp ilçesinde kimsesizler mezarlığında olduğunu söyledi. Bize açık ve çok acımasızca 8 kişiye ait olan kafatası ve kalça kemiği vermek istediler. Biz de bu yöntemsiz ve acımasız yaklaşımlarını kabul etmedik. Yetkililer de bize başka bir şey yapamayacaklarını söyledi. Cezayir amcamın kemiklerini ise bulamadık."

Babasını gözaltında gören Ramazan Ayçiçeği'ni tanık olarak göstererek suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Örhan, "Katliamın dönemin Bolu Tugay Komutanı Yavuz Ertürk'ün talimatı ile yapıldığının bilinmesine rağmen hiçbir yargılama yapılmadı. Ve eğer bir sonuç çıkmazsa dosya 2014'te zaman aşımına uğruyor. Yaşadığımız bu acının tarifi var mıdır diye soruyorum? Bize yapılan bu acımasızlığı nasıl tarif edebilirsiniz acaba? Şu bilinmelidir ki hakikat mücadelemiz devam edecektir. Hakikatleri araştırma komisyonun kurulmasını ve faili belli sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.

Eylem, konuşmaların ardından 5 dakikalık oturma eylemi ile sona erdi. (etha)


KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y