Ostim-İvedik Dayanışma Toplantısı: İşçinin Örgütlenmeye İhtiyacı Var!

3 Şubat 2011'de Ankara Ostim-İvedik Sanayi bölgelerindeki iki işyerinde, işveren ve resmi yetkililerin ihmalleri sonucu yaşanan patlama sonrası 20 işçi hayatını kaybetmişti. Verdikleri adalet mücadelesini güçlendirmek için Bir Umut Derneği'nde bir araya gelen işçi aileleri aynı zamanda bir bilinçlenme ve örgütlenme deneyimi yaşadılar.
Ostimli aileler, işçiler ve belgeselciler, sürecin tanıkları ve eylemcileri olarak deneyimlerini paylaştılar
 
Ankara Umut-Sen Cumartesi saat 15:00’da Bir Umut Derneği’nde söyleşi düzenledi.

Etkinlik Ostim sürecini anlatan belgesel çalışmasının kısa bir kısmının gösterimiyle başladı. Sonra Davutpaşa’dan Ostim’e devam eden deneyime dair konuşuldu. Videonun tanıklığının öneminden, bu tarz mücadele ve eylem biçimlerinin kayıt altına alınması gerektiğinden bahsedildi. Yeni dünya görüntüler ve imajlarla dönmekte, iktidarlar ellerindeki görüntülere kendi varlıklarını ve sermayelerini destekleyici “şekiller” verip kamuoyuna sunmakta, bizler de “gerçek” görüntüler ve imajlarla bunların karşısında durmalıyız denerek kısa bir giriş konuşması yapılarak toplantıya geçildi.


Demet Gürer (Ostim patlamasında hayatını kaybeden Dilek’in ablası), hayatlarında patlamadan öncesi ve sonrası olarak neler değiştiğini, önceden böylesi durumların sadece seyirci olduklarını ama şimdi içinde ve böylesi ölümlerin tekrarlanmaması için mücadele ettiklerini belirtti. Bir arada olmanın onlara iyi geldiğini, aynı acıyı yaşadıkları için birbirlerini anladıklarını, birbirlerine destek olduklarını söyledi. Çalışma alanlarında denetimin yetersiz olduğunu, işçi hayatının patronlar ve kurumlar tarafından önemsenmediğini düşündüklerini aktardı. Ostim ve çevresinde yeterli destek alamadıklarını, bunu bazen anlamadığını, kendi mücadelelerinin bundan sonrası için olduğunu, başka işçilerin ölmemesi için bu adalet arayışlarının devam ettiğini belirtti.

Ostim işçisi Halil İbrahim İlhan, Ostim’de çalışma koşullarının çok ağır olduğunu, nefes almanın dahi zor olduğu mekanlarda saatler geçirdiklerini, patronların kendi sermayelerinin güvenliği için her şeyi yaparken işçi sağlığı ve güvenliğinin gündemlerinde olmadığını, Ostim-İvedik Sanayi Siteleri'nde sürekli işçi çıkarılmalarının olduğunu bununla birlikte işçilerde, özellikle son dönemde, hak aramaya ilişkin ara ara hareketlenmeler olduğunu, bu hareketliliklerin daha da arttırılıp örgütlenebileceğini ve bunun için de Umut-Sen gibi örgütlenmelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Ostim işçisi Mustafa Savrumoğlu, çalışma koşullarının oldukça ağır olduğunu, en son mesai saatlerinin değişmesi hususunda işçilerin hep birlikte işi bırakma girişimlerinin olduğunu belirtti. Bu iş bırakma eyleminden sonra patronun geri adım atmak zorunda kaldığını, eskiden bu tip eylemleri gördüğünde eylemi yapanları onaylamadığını, anlamadığını ama sonrasında birlikte hareket etmenin işçi için önemli olduğunu ve örgütlenmek gerektiğini anladığını söyledi. Bunun için işçilerin bir sendikaya ihtiyaç duyduğunu, bu meselelerin işçilere anlatılması gerektiğini, işçilerin bilinçsiz olmadığını, günde on iki saat çalıştıklarını, onun dışında hiçbir sosyal faaliyetleri olmadığını bu yüzden bazı durumlara karşı sessiz kalınabileceğini ama bazı şeyler konuşulup anlatılınca işçilerin de hakları için mücadele edeceklerini belirtti.

Söyleşi soru-cevap bölümüyle sona erdi.



KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y