Erdoğan ve Yalancılıkta Israr

Yalancılıkta Israr

Başbakan Erdoğan iktidara geldiğinden bu yana standart "sağ politikacı kalıplarında" hareket ediyor. Aziz Nesin'in "Zübük" veya Orhan Kemal'in "Üç Kağıtçı" adlı romanlarında anlattığı "sağcı" politikacı tipi uzun yıllardır aynı biçimde devam etmekte ve Erdoğan'da bu politikacı tipinin her özelliğini üzerinde taşımakta. Wikileaks belgelerinde "Allah'a inanıyor ama Allah'a güvenmiyor" diye tanımlanan Erdoğan halka yönelik gösterdiği yüzüyle tipik "Zübük" olmaya özen gösteriyor ve sürekli halka yönelik "yalanlarla" var olabiliyor.

Faşist devlet kurulduğu günden bu yana ideolojik yapısını ürettiği yalanlar üzerine kurdu. Olmayan İnönü Meydan savaşını "kahramanlık" gibi gösterdi. Emperyalist savaşın halkları kurban etmesinin vahşeti olan Çanakkale Savaşı'nda katledilen yarım milyondan fazla insan üzerinden padişahın postunu kurtarma katliamını anti emperyalizm olarak lanse etti. Sarıkamış'ta yüzbin Anadolu gencinin Payitaht için dondurularak katledilmesi hezimetini bir "kahramanlık destanı" saydırmaya çalıştı. Tarihi gerçekleri çarpıtıp yalanlarla "destanlar" yazanların takipçileri hep iktidarda oldu. Bu yalanlarla örülü tarihin son takipçilerinden Erdoğan'da aynı şeyi yaptı. Taksim'de başlayıp yayılan direnişe saldıran polise karşı sadece var oluşuyla durup karşılık vermeyen halka zulmeden polisten "kahramanlık destanları" üretmeye çalıştı. Binlerce insanı yaralayan, işkence eden ve karşılık vermeyen insanlara zulmetmeyi kahramanlık haline getirmek yalanlarla sürdürülen bir ideoljinin doğal hali oldu.

Erdoğan yalanlarla kurulup sürdürülen bir devlet mekanizmasının sözcüsü. Kendisine sunulan karanlık propaganda araçlarından işine gelenleri seçip onları halkı yönlendirmek için kullanmakta. Halkın geleneksel değerleri üzerinden oynanan karanlık yalanlar oyununda her tür pespayelik ise en çok pirim yapan yöntem olarak kullanılmakta. Halkın bilgisiz kalması için uygulanan yönetim biçiminin yaratığı karanlıklar içinde kendisine "inananların" bulunduğu bir mekanizma.

Yalanlarda geleneksel değerlerin kullanılması.

Sağcı politikacılar için dinsel inançlara referans verilerek uydurulan yalanlar her zaman ön planda oldu. Erdoğan'da bunu kullanmakta. Dini değerlere yönelik "hakaret" olduğunu iddia ettiği olayları sürekli tekrarlamakta. Bu söylediklerinin yalan olduğunun ortaya çıkmış olması veya bunların yalan olduğunun kanıtlanması hiçbir şekilde yalanların sürdürülmesine engel olmamakta.

"Dolmabahçe Camii'ne ayakkabıyla girildi ve içki içildi" Erdoğan'ın Taksim'den başlayan direnişe yönelik söylediği en bariz tekrarlanan yalanı oldu. Dolmabahçe Camii Müezzini'nin böyle bir şey olmadı demesi veya Dolmabahçe Camii içinde yaşanan her şeyin video kayıtlarının olması bu yalanın sürdürülmesine engel olmamakta. Erdoğan'ın bu konuda yalan söylediğinin artık ayyuğa çıkması ve kanıtlanması da Erdoğan'a engel olmamakta. Aynı şekilde iktidarın dalkavukları da bu yalanda ısrarcı olmakta sakınca görmemekte.

Sağcı politikacılar her zaman siyasetin yalancıları oldular. İnsani değerler yerine "nakdi" değerleri esas aldıkları için de bu durumları var oluşlarıdır. Yalanlar ve aldatmalarla varlık bulup bununla egemenlik kurabilmektedirler. Gerçekler onlar için iktidarın yitirilmesine giden yoldur.


KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y