Faşizmin Direnişe Saldırı Yöntemleri

FAŞİZMİN DİRENİŞE SALDIRI YÖNTEMLERİ

Faşizmin saldırganlığı tek bir biçimde değil değişik bir çok biçimde olur. Bu saldırganlığın ortak özelliği ise hiçbir yasa ve kurala bağlı olmadan keyfi olmasıdır. Faşizmin kendi saldırganlığını "yasal ve kurallara uygun" göstermek hastalığı ise onun yalancılığı ve Nazi propaganda sorumlusu Göbels'ten aldığı "propanganda ile her şeyi yapabilirsiniz" aldatmacasıyla sürdürülmektedir. Faşizmin 1 Mayıs 2013'te Taksim Meydanı'ndaki "çukura düşülür" yalanıyla başlayan saldırganlık kampanyasında kullandığı belli başlı yöntemler şöyledir.

1. Devletin hemen her kademesi yalan üretmek ve yaymak için kullanılmıştır.

2. Devletin uzun yıllardır kullandığı "karanlık yalanları" tekrar "cami, din, alkol, çiş, bok, seks, vb" piyasa sürülmüş ve bu yalanların direnişin gücüyle açığa çıkması karşısında hiçbir şekilde yalanlar için geri adım atılmamıştır. 

Devlet yalancılıkla "darbecilik yapılıyor" temasını devreye sokmaya özel çaba harcamaktadır. AKP'nin bir darbe ürünü olduğu gözlerden gizlenerek darbecilerin darbe mi yapılacak acaba demesi kendilerinin iktidara geliş yöntemlerini tek gerçek olarak algılamalarının sonucudur.

3. Polis saldırganlığında İçişleri Bakanlığı verilerine göre iki haftada 130.000 kimyasal gaz bombası kullanılmıştır. Bu kullanımın belirli alanlar ve bölgelerle kısıtlı olduğu bilinince bunun halka yönelik bir kimyasal silah saldırısı olduğu ve kimyasal silah kullanımıyla ilgili uluslararası yasalarca suç teşkil ettiği ortaya çıkmaktadır.

4. Polis saldırganlığında belirlenene göre biri Ankara, biri İstanbul Avcılar'da olmak üzere iki kişi gaz bombalarının tetiklediği kalp krizinden hayatını kaybetmiştir. Direnişçilerden Antakya'da Abdullah Cömert ve Ankara'da Ethem Sarı Sülük polisce öldürülmüştür. İstanbul'da Mehmet Ayvalıtaş ise direnişçilerin arasına sürülen bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir. Bir polis komiseri ise düşerek hayatını kaybetmiştir.
Polis tarafından sayısı binlerle ifade edilen insan yaralanmıştır ve hala da yaralanmaya devam etmektedir.

Binlerce gözaltı ve sayısı yüze yaklaşan tutuklama da bulunmaktadır. Devlet Taksim direnişinden yeni bir "torba dava" üretmeye yönelmiştir.

5. Polis saldırganlığının her çeşidi devrededir. 1990'lı yılları hatırlatan gözaltında kaybetmeyi çağrıştıran uygulamalardan, bir kenarda insanlara işkence etmeye kadar polisin dizginsiz saldırganlığı devam etmektedir.

6. Polis devleti uygulamasında her yöntem uygulanmakta ve toplumda herkes her biçimde baskılanmak istenmektedir.

7. Medya'nın "özgür basın" dışındaki her unsuru sadece faşizmin hizmetindedir. Yaygın iletişim yöntemleri sadece faşizmin çıkarına tek merkezden üretilen yayınlarla devam etmektedir. Merkez ve yandaş medya "penguenler" olarak anılmaya devam etmekte ve milyonlarca insan sokaklarda direnirken hala "penguen veya dağ keçisi" belgeseli göstermeye devam etmektedirler. İktidar tarafından "tasmalanmış" bir medya yerleşik hale gelmiştir.

8. İktidar "benim çevremde olmayana hayat hakkı tanımayacağım" diyerek fetvasını vermiş ve kendisine tam bir sadakat göstermeyen herkese savaş açmıştır.

9. Faşizmin en büyük korkusu örgütlü halk direnişidir o yüzden örgütlü tek güç olan sosyalistler faşizmin saldırganlığındaki en önemli hedef haline gelmiştir. Faşizmin direnişin örgütlenmesi ve güçlenmesini sağlayanlara yönelik saldırganlığı sürmektedir.

10. Direnişi destekledikleri için THY personelinden 3 kişiyi işten çıkarmış, medya da çalışanlardan ise istifa edenlerin yanı sıra işten atmalar da devreye girmiştir. Bir çok işyerinde direnişe katılanlara yönelik saldırganlık ve "kara liste" oluşturmak devrededir.

11. Sosyal medyada herkesi "suçlu" saymaya yönelik devlet kampanyası açılmış ve sosyal medya kullanıcılarına yönelik operasyonlar yapılmış ve yapılmaya da devam edileceği tehditleri devam ettirilmektedir.

12. Yargı tam anlamıyla iktidarın isteğine uygun davranmaya koşullandırılmış ve bu şekilde davranmayanlara hulkuk alanında hayat hakkı tanınmayacağı ilan edilmiştir.

SONUÇ

Faşizm yaklaşık bir aydır süren direnişten ölümüne korkmuş ve bu korkusuyla daha saldırgan olmuştur. Düşük yoğunluklu "yasadışı" yönetime geçilmiş ve iktidarın çıkarı için her tür keyfi yöntem uygulanır olmuştur. İktidarın saldırganlığını direniş dışında dizginleyen hemen hiçbir kural ve yasa yoktur. İktidarın gelip dayanmış ekonomik kriz karşısında yapabileceği pek bir şey yoktur. Direnişle ertelenmek zorunda kalınan halka yönelik ekonomik saldırılar daha fazla ertenemeyek aşamadadır. Erdoğan'ın 17 Haziran'da gizlice İrlanda'ya yaptığı gezi ve G8 ülkerinden aldığı talimat bu yöndedir. Direnişe yönelik saldırganlık sürecek ve faşizm halkı baskıyla kontrol etmeye çalışacaktır. Başka bir yol ve yöntemi de yoktur. AKP gibi ceberrut bir seçenek dışında sistemin kendini kurtaracak seçeneği zayıftır ve sistemin kendini kurtaracak seçeneği denerek bir kenarda bekletilen CHP ile MHP ise sadece süs bitkisi halindedirler. Faşizmin direnişe saldırısının yeni yöntemleri gündemdedir. Direnişte bu saldırılara karşı yeni yollar bulacaktır.


KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y