KIZIL DAYANIŞMA: Faşizme Karşı Direnişe Katılanlar İçin!

Zulme karşı direnenler her zaman insanlığın gelecek umudu olmuşlardır. Zulme ve haksızlığa karşı koymak ve direnmek insan olmakla ilgili en önemli göstergelerdendir. İnsanın kendisine öz saygısının kalması için direnmesi ve karşı çıkması gereklidir. Haksızlık ve zulüm karşısında direnmeyip susan, başını çevirip ilgisiz kalan insanlığından çok şey yitirir. Direnmeye ilgisizlik ve görmezden gelmek zulme ortak olmakla ilgilidir.

Faşizme karşı direnişin dünya çapında uzun ve zengin bir geleneği vardır. Bu gelenek içinde faşizme karşı koyanların nasıl olmaları ve neleri bilmeleri gerektiği güncellenerek günümüze kadar gelmiştir. Nazilere karşı direnen Sovyet partizanlarından Tanya direnişçilerin örneklerindendir "ZOE'ydi adı, ismim TANYA, dedi onlara." diye anlatır Nazım Hikmet Faşizme karşı direnen Tanya'yı. Nazilerin işkencelerle asarak katlettiği Tanya Faşizme karşı direniş sembolü olmuştur. Faşizme karşı direniş insanı insanlaştıran bir süreçtir ve her direniş kendi özel insanını yaratır.


Tanya

YAYGINLAŞAN DİRENİŞLERE KATILANLARA

1- Faşizm insanlığa düşman bir rejimdir. O yüzden herkes faşizmden zarar görür ve ortaya çıkan direniş hareketine her kesimden insan katılır. Bu yüzden direnişe katılanlar daima kendinden farklı olanlarla hatta çok farklı olanlarla birlikte olacağını bilmeli ve daima kapitalizmin ürettiği yapay ayrışmaların parçalayıcığına karşı koymalıdır.

2- Direnişçi, faşizmin saldırı yöntemlerini öğrenmelidir. Taksim'de başlayıp yayılan direnişe katılan herkesin Taksim'de sadece bir polis saldırganlığı olmadığını devletin bütün kurumları ve sistemin her tür anlayışıyla saldırdığını anlamaları önemlidir.

3- Direnişçi faşizmin saldırganlık yöntemlerinin analizini her gün ve her gelişmede yeniden yapabilmeli ve bunun ancak "kolektif bir akılla" başarılabileceğini görmelidir.

4- Direniş alanları faşizmin saldırganlığını geliştirmesinin oturup bekleneceği değil saldırganlık yöntemlerine karşı çareler üretilen alanlardır.

5- Direniş alanlarına gelenler, destekleyenler direnişe anlayışlarını "ideolojilerini" de taşırlar. Bu bazılarının sandığı gibi "kötü" bir şey değildir. Direniş alanlarını yaratan ve güçlendiren de faşizme karşı direnişi sürdürenlerin anlayışlarıdır. Bu anlayışlar direniş alanlarında kendilerini görürler ve değişirler. Her anlayış değişir. Değişebileceğini görüp bu konuda direnişi önemseyenler güçlenir değişime karşı eski anlayışla devam edenler erir.

6- Taksim'de başlayan direniş sosyalistlerin, devrimcilerin, komünistlerin uzun yıllardır faşizme karşı mücadelede elde ettikleri deneyimle güçlenmiştir. Örgütlü mücadele direnişin ruhu ve hayatiyetidir. Direniş alanlarına akanların örgütlü mücadeleyi tanıma onları anlama süreci devrededir.


7- Direniş kapitalizme karşı mücadele edelerin yeniden örgütlenmelerine olanak sağlar. Taksim'de başlayıp yayılan direniş "örgütlü olmayı" uzun yıllardır suç sayan faşizmin yerleştirdiği "örgütsüz olmak en güzeli" anlayışının kırılacağı yerlerden biridir. Sadece anlık olaylara tepkisellikle varlık bulmayı kapitalizm öğütler. Örgütlü mücadele ise kapitalizmi yıkmayı ve yeni bir dünya kurmayı isteyenlerin savunusudur. Kapitalizmden yana mısın değil misin? sorusunun en berrak yanıtı örgütlenmeye karşı mısın değil misin sorusuna verilen yanıtla ortaya çıkar. Örgütlülüğü, örgütlenmelerin simgelerini "karalayanlar" istese de istemese de direnişi katletmek isteyenlerin yanında yer alanlardan olurlar.

8- Direniş alanlarını süreklileştirmek ve direnişin uzayan günlerine katılmak yorucudur. Bu yoruculuk sistemin içinde kendince "zincirle bağlı yerler" edinmişlere zor gelir. Direniş uzadıkça sistemle ilişkisi "sıkı olanların" direnişe katılımı sorunlu olmaya başlar ve sistemle kopup kopmamak arasına sıkışır. Kapitalizmin bağladığı zincirlerden kopmak zordur ve bu yüzden zincirlerinden kopamayanlar ve direniş alanlarına "sosyal etkinlik olsun diye gidenler de" süren mücadeleye yönelik "ağır" gerekçelerle saldırmak "modalaşır"

9- Direniş insanın, insanca değişmesidir. Tıpkı Nazım Hikmet'in şiirinde anlattığı Zoe'nin adını Tanya yapması ve her tür işkencede, ölümde bile Tanya olarak kalması gibidir. İnsan direnişte ayak bağlarından kopar ve insanileşir.

10- Direnişe katılanlar hızlı öğrenir. Öğrenmenin yolları eski yaşamından daha açıktır. Öğrenmek ve sürekli olarak "neler oluyor, neler olacak" sorusuyla ilgili olmak zorundadır. Gelişmeleri, hayatı izler ve kendi yaşamını etkileyen dev çarkı ve o sömürü çarkı karşısında yalnız olmadığını daha kolay görür.

Direnişin sloganlarından birisi "bu daha başlangıç"tır. Başlangıç uzun yıllardır faşizme karşı mücadele eden sosyalistler, devrimciler ve komünistlerden uzak duranlar için önemlidir. Siz bakmayın Taksim'de veya başka yerlerde direnişe katılanlar için bayraklarınız olmasın, partileriniz, örgütleriniz olmasın diyen 12 Eylül faşizminin ezberlettiklerini tekrarlayanlara. Direniş daha çok örgütlü olmaktır. Direniş faşizme karşı duranların faşizmin saldırıları karşısında daha güçlenmeleri için atılan adımlardandır. Faşizmi yıkmak bir kaç günlük olan anlık tepkilerin değil örgütlü direnişlerin yapabileceği bir şeydir. Şu an dünyadaki en yaşlı faşist devlet modeliyle yaşamaktayız. Direniş sürdükçe faşizm yıpranmaktadır. Direniş sürdükçe faşizmi yıkmak olanaklı olmaktadır. Faşist devlet direnişe yönelik yalanlarla örülü yeni saldırılara geçmiştir. Direnişin de buna karşılık daha güçlü örgütlenmelere yönelmesi, direniş alanına gelen herkesi mücadeleye katacak yöntemler geliştirmesi önemlidir. Faşizmin yalanlarla dolu saldırganlığına karşılık vermek için yeni direniş yöntemleri geliştirmek direnişi güçlendirecektir.



KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y