KIZIL DAYANIŞMA: Faşizmin Saldırganlığını Kıralım Direnişi Güçlendirelim

Direniş alanlarını sahiplenelim

Faşist devletler arasında en uzun ömürlü faşist devlet biçimiyle Türkiye özel bir yere sahiptir. 90 Yıllık Türkiye 80 yıldır faşist devlet biçimiyle var olmaktadır. İktidara hangi sistem partisi geçerse geçsin faşist devlet geleneğine sıkıca sarılmış ve faşizmi uygulamıştır. AKP Faşist devletin son dönemdeki "değişim geçiriyoruz" yalanının ürünüdür. Yalanlarla örülü bir devlete yakışan bir yalan makinasıdır. İnsan aklıyla alay edecek kadar da pervasız ve düzeysizdir.


DİRENİŞ UZUN YILLARDIR SÜRMEKTEDİR.

Ocak 1921'de Karadeniz'de katledilen Mustafa Suphi ve yoldaşları bir direnişin de adıdır. Aynı şekilde 1937-38'de Dersim'de katliamcı devlete karşı elinde ne varsa onunla karşı koymaya çalışmıştır. Kürdler tarihleri boyunca hep karşı koymuştur. 1970 Başlarında Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya adları etrafında oluşan bir direniş çizgisi yaratılmıştır. Faşizmin olduğu yerde insan direnir ve direniş 80 yıllık faşist devlet geleneğinde uzun yıllar zayıf kalmış ama hiç bitmemiştir. Bu direniş bazen işkencehanelerde polisle irade savaşı olmuş, bazen grev çadırına saldıran polise karşı fabrika işgali olmuştur. Uzun yıllardır faşizme karşı direnişi taşıyan sosyalistler, devrimciler bugün Taksim'de başlayan mücadeleyle direnişte daha önce hiç olmadıkları kadar kalabalık olmuşlardır. Taksim direnişi uzun yıllardır faşizme karşı mücadele edenlerin birikimiyle, yaptıklarıyla, dirençleriyle var olabilmiştir.

DİRENİŞE KARŞI FAŞİZMİN YENİ SALDIRI YÖNTEMLERİ.

Direniş karşı tarafın saldırganlık yöntemlerini anlayıp boşa çıkardığı sürece güçlenir. Faşist devlet Taksim alanından resmi polislerinin defedilmesi karşısında hala şaşkındır. Defedildiği alana tekrar nasıl gireceğinin hesaplarını yapmaktadır. Taksim'de başlayan direnişin dalgalar halinde ülkenin her yerine yayılmasını nasıl önleyeceğini gizli kapılar arkasında, karanlık odalarda planlamaktadır.

1- Devlet saldırganlık planları arasında gizli kontrgerilla örgütlenmesini de devreye sokmak için adım atmıştır. Devletin "sivil" saldırganlık örgütü olan kontrgerilla Adana'da, Rize'de, İstanbul'da vb direnişi destekleyen insanlara saldırganlığa soyundurulmuştur. AKP etrafında kenetlenen katliamcı faşist organizasyonlar halka yönelik saldırganlığa ortak olacağının ve "bir iç savaşı" her yere yayabileceğinin işaretini vermiştir.

2- AKP'nin nemalandırdıklarına tamimleri artık havalarda uçuşmaktadır. Tayyip Erdoğan'ı gittiği her yerde "karşılama" törenleri tertibi başlangıcı oluşturmaktadır. AKP 15 - 16 Haziran tarihlerinde İstanbul ve Ankara'da büyük gövde gösterisi mitingleri yapacağını açıklamış ve bunlarla direnişe katılanlara gözdağı verebileceğine ve Erdoağan'ın %50 iç savaşa davet gafına gerçeklik kazandıracağına inanmıştır.

3- Devletin "barış süreci" diyerek piyasaya sürdüğü "Kürdleri yalnızlaştıma ve soyutlama politikası" artık Kürdler tarafından bir kenara itilmeye doğru gitmektedir. Barış ancak kirli oyun sorumlularının ortaya çıkarılması ve Kürd halkını katliamlara yazgılı kılanların devletten yargılanarak temizlenmesiyle mümkündür. Bu konuda adım atmayan devletin karşısında Kürdler ilk günlerde geri durdukları direnişe daha çok katılmaya başlamışlardır. Direnişin gerçek bir barışın yolunu açma olasığı vardır.

4- Direniş alanlarında farklı anlayış ve grupların ortaklaşalığını bozmak için devletin provokatör elamanları devrededir. Bu provokatörlerin direnişin ortaklaşalığını bozmak için uzun yıllardır simgeler üzerinden sürdürülen ayrımcılığı körüklemeye çalıştıkları görülmektedir.

Direniş alanlarında yer alan flama, pankart vb gibi materyaller üzerinden bir kaşık suda fıtına koparıp 12 Eylül faşizminin ezberlettiği örgütsüzlüğe övgülerle ortaya çıkanlar direniş alanlarından faşizme karşı koyanların "ideolojik" oluşlarına saldırarak direnişin yıkmaya başladığı faşizmin ezberlettiği alışkanlıklarına sarılmaktadırlar.

5- Faşist devlet işkencehanelerdeki en klasik yönteme yani "iyi polis kötü polis" yöntemine geçmiştir. İyi polis rolünü üstlenmeye soyunan hükümetin ağlama ve pişman olmadan sorunlu bakanı Bülent Arınç'a şimdi de İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu katılmıştır. Faşizmin "iyi polisleri" direnişçiler tarafından ancak acınası bir alaycılıkla karşılacak kadar inandırcı olmaktadırlar. Faşizmin her savunucusunun suratı açıktadır "iyi polisliği" oynayacak kadroları bile ancak halka yıllarca kin kusabilenler olabilmektedir.

6- Faşizmin saldırganlığı ve direnişi bastırma yöntemlerinde farklı uygulamalar gündeme girmektedir. Direnişi kırmaya yönelik bu bazen "camide içki içip  toplu seks yapmış olabilirler", şeklinde iğrençleşmiş kafaların yalanı biçiminde dinin kötüye kullanımı şeklinde olduğu gibi bolca yalan ve provokasyonlarla "yeni" yöntemler biber gazlarına ve polis şiddetine eklenerek piyasaya daha çok sürülecektir.

DİRENİŞİN YENİ ALANLARI VE YENİ YÖNTEMLERİ

Direniş ilk başladığı andan itibaren gelişerek sürmektedir. İlk günlerde direniş alanında kalabilmek önemliyken şimdi yeni direniş alanları yaratmak ve direniş alanlarını geliştirmek önemli olmaya başlamıştır. Üniformalı polisten temzilenen direniş alanları kalıcı olacağını ortaya çıkarmıştır. Halk direniş alanlarından kaçmamış aksine direniş alanlarına akmış ve akmaya devam etmektdir.

1- Direniş alanları ezilenlerin dayanışmasının göstergeleriyle doludur. Direniş alanlarında "görevli" olanların fedakarca uğaşıları halkta karşılığını bulmakta ve direniş alanlarının özgürleştiriciliği insanları etkilemektedir. Direniş alanlarında yapılacak işlere daha çok insanı katmanın örgütlenmesi önemlidir. Direniş alanları bir "gezme, görme" yeri değil, mücadelenin güçlendirilip yükseltilmesi için yeni olanakların ortaya çıktığı yerlerdir.

2- Direniş alanları ülkede ve dünyada yaşananların değerlendirildiği ve buna yönelik tepkilerin verildiği yerler haline getirilmelidir. Direniş alanlarında verilecek tepkileri çeşitlendirmek direniş alanlarından yeni direniş alanları yaratmaya yönelik girişimler üretmenin zamanıdır.

3- Direniş alanları faşizmin ortaya attığı miting vb gibi yeni saldırı yöntemlerine karşı önleyici çalışmalar yapmak için en uygun yerlerdir. Faşizmin ortaya attığı her saldırganlık girişimi saldırı olmadan önce direnişçilerce önleyici tedbirlere yol açarsa direniş yeni bir aşamaya geçecektir.

4- Direniş alanlarını yaygınlaştırmak ve bir alanda kısılmasını önlemek faşizmin saldırganlığını engelleyici bir yol olacaktır. Direniş alanları yakınındaki boş binaları işgal etmekten, başka semtlerde, kentlerde direniş alanlarına güç taşımaya kadar direniş alanlarını güçlendirilme yöntemleri uygulanmalıdır.  


5- Devrimin neşesi yaratıcıdır. Faşizmin aktörlerinin hemen her girişimi ve sözü devrimin neşesini artırmaya yönelik saçmalıkların kaynağıdır. Faşizmin en azından resmi polis saldırganlığından temizlendiği alanlar devrimin neşesinin sadece en ufak göstergesidir. Özgürlüğün çok ufak bir parçası görünmüş ve bu bile faşizmin zulmü altında yaşamaktansa özgürlüğün yaşandığı zorlu bir ülkede yaşamanın daha iyi olacağını kanıtlamıştır.

6- Direnişin talepleri daha güçlü biçimde vurgulanmalı ve bu talepler kısa zamanda gerçekleşmezse bu taleplere yenileri eklenmelidir. Faşizm korkularla hayat bulur onun korkularını zorlamak gerekmektedir. Direnişi dinamik bir halde tutmak faşizmin saldırganlıkta izleyeceği her yöntemi boşa çıkaracaktır. Kendini tekrarlayan bir direniş faşizmin saldırılarına elverişli hale gelir . Direnişi güçlendirecek yeni yollar bulunmalı ve direniş alanları bunların "planlandığı" yerler olmalıdır.



KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y