Yıldız Önen: ''Ordu egemen sınıfın aracıdır ''

Mısır ordusunun darbesi, Türkiye'de bazılarının aklına ilerici olduğunu düşündükleri 27 Mayıs darbesini getirdi.
Yine döndük dolaştık, ordunun ilerici olup olamayacağı tartışmasıyla karşılaştık.
Orduların ilerici olabileceğini, darbelerin demokrasiyi geliştirebileceğini düşünenler sahiden de varlar. Bu insanlarla aynı dünyada yaşıyoruz.
Bu soruda ve yaklaşımda bir sahtekarlık var. Sınıf egemenliği ilişkilerinden ve kapitalist devlet aygıtından bağımsız bir ordu tartışması yapmaya kapı aralıyor çünkü.
Soruyu, devlet ilerici olabilir mi diye sorarsak, ordunun ilerici olup olamayacağı daha net görülür.
Devlet ilerici olabilir mi?
Olamaz.
Devlet egemen sınıfın hakem konumundaki aracıdır. Egemen sınıfın, emir kumada zinciri içinde çalışmayan ama sonuçta onun çıkarlarına hizmet eden komitesidir. Toplumsal sınıflara eşit mesafede görünen, buna dikkat eden devlet aygıtı, doğası, ideolojisi, örgütlenme şekliyle, şiddete dayalı bir yönetme aracıdır.
Gücünü tarafsız görüntüsünden, sonsuzdan gelip sonsuza gittiği yanılgısından ama en önemlisi, gizlemeyi her zaman başaramadığı gerçek yüzünden, şiddet tekelini elinde tutmasından alır.
İşte bu şiddet tekelinin asli öğesi ise ordudur.
Her ordu, korumakla yükümlü olduğu egemen sınıfın ve en önemli unsuru olduğu devlet örgütlenmesinin en disiplinli ifadesidir.
Her ülkede ordunun yapılanması, bir dereceye kadar o ülkedeki demokrasinin içeriğini de belirler. Esasında, egemen sınıfın başka çaresi kalmadığında sahneye çıkan ordunun misyonu, burjuvazi açısından güvenilirliği, bir piramit gibi düşünebileceğimiz bu yapının hiyerarşik ilişkilerinde saklıdır. Bu hiyerarşinin en tepesinde, ayrıcalıklı bir bürokrasi bulunur ve bazı ülkelerde bu bürokrasi sadece ayrıcalıklı değil, en büyük sermaye gruplarından birisidir. Bir ordunun ana gövdesini oluşturan sıradan erlerle bu üst bürokrasi arasında, kalabalık bir ara subaylar kadrosu bulunur. Ordu içinde günlük yaşamın her bir anında süren aşırı disiplin, egemen sınıfın ve devletin fikirlerini, geleneklerini taşıyan askeri komuta kademesinin istendiği her seferinde siyasal yaşama müdahalesinin ya da her an patlamaya hazır savaşların garantisidir.
Ordu, egemen sınıf fikirlerinin şiddet tekelini elinde bulunduran taşıyıcısıdır.
Bu yüzden ordular ilerici olamaz.
Ordular, ana gövdesini oluşturan sıradan askerlerin, askeri komuta kademesinin emirlerine uymayı kitlesel bir şekilde reddettiği büyük toplumsal olaylar sırasında çözülebilir, ikiye bölünebilir. Ama ilerici olamazlar.
Bir darbenin ilerici olacağını düşünebilmek için, günümüzde ya aşırı islamifobik ya aşırı kemalist ya da aşırı stalinist olmak gerekir.
Türkiye'de ordunun ilerici olabileceğini iddia edenlerin görüşleri, kemalizmin ilerici olduğu, şeriatçıların hakkından layıkıyle, bugün de gelinmesi gerektiği gibi geldiği fikrinden besleniyor ne yazık ki.
Orduların ilerici olabileceğini düşünenler, işçi sınıfını kurtarılması gereken bir nesne olarak görenler. İşin içinde bir kurtarma eylemi olacaksa, bunu ordunun yapması en iyi tercih gibi görünüyor sahiden de. Hazır, silahlar var, askerler var. ''İleri!'' dedin mi ilerliyorlar.
Ama sorun da burada. Her tarihsel örneğin bir kez daha kanıtladığı gibi, kurtarıcılar, sadece kendilerini kurtarmakla meşgul oluyor. Bu yüzden işçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olacaktır diye düşünenler, darbeden ilericilik bekleyemez.
Yıldız Önen- 
Marksist.org

KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y