Avukat Taylan Tanay'dan Disk başkanına mektup

Sayın Kani BEKO
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı

Genel Başkanlığını yürüttüğünüz GENEL – İŞ sendikasında Ocak 2012 yılından itibaren kadrolu avukat olarak çalışmaktayken 2 Ağustos 2013 tarihinde “6 aylık tutukluluk” nedeniyle işten atıldım.
Altında sizin ve genel sekreteriniz Remzi ÇALIŞKAN’ın imzası bulunan karar Ramazan Bayramından 1 gün önce elime ulaştı. Hiçbir masraftan kaçınmayarak APS marifetiyle bayrama yetiştirdiğiniz için ayrıca teşekkür (!) ederim.
İşveren sıfatına da sahip olmanız hasebiyle unutmuş olabileceğinizi düşünerek bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Kuşkusuz salt işveren sıfatını taşısaydınız bu hatırlatmalara gerek kalmazdı. Buna karşın çalıştığım kurumun Türkiye İşçi sınıfının öncü sendikası olması yine adında “Devrimci” ibaresi başta size olmak üzere hepimize bazı tarihsel sorumluluklar yüklüyor. Yine hakkımda yaptığınız işlem en kibar tanımıyla bu sorumlulukları unuttuğunuzu gösteriyor.
İş akdimin feshi dolayısıyla yapılan açıklama üzerine “yasaları uyguladık” şeklindeki cevabınızı gazetede okudum. İş akdimin feshedilmesini yasal bir işlem olarak nitelendiriyorsunuz. Evet İş Kanunu işverene, işçisinin 6 ay tutuklu kalması halinde iş akdini haklı nedenle feshedebileceğini düzenliyor. Dikkat ederseniz bir zorunluluk değil – bileceği yazıyor. Yani bir zorunluluklar değil tercihten bahsediyor. Ve siz beni işten attınız. O arkasına gizlediğiniz yasa bu gerçeği saklayamayacak kadar minnacık.
1967 yılından itibaren işçi sınıfının sendikal mücadelesini yürüten, bu uğurda başta Genel başkanı Kemal TÜRKLER olmak üzere onlarca üyesini şehit veren, yöneticileri, üyeleri tutuklanan, açıklamaları yasaklanan hatta kapatılan DİSK’in başkanı yaptığı bir işlemin nedeni kendisine sorulduğunda “yasanın emri” cevabını verirse belki anı kurtarabilir ama sendikacılığını yitirir.
İşçi sınıfı ve onun örgütlü gücünün yürüttüğü mücadelenin yaptığı işlemlerin dayanağı ne zamandır yasa olmuştur. Doğrusu bilmek isterim. Buna yönelik işleminiz önemli değil de bu anlayışa sahipseniz işçi sınıfına vereceğiniz hasar nedeniyle sizi uyarmak isterim. Sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma başta olmak üzere güvencesiz çalışmanın bütün biçimlerinin yasal dayanağı vardır. İşçi sınıfına yönelik saldırıların tamamı yasal kılıflıdır. Unutmayın ki hukuk alanı işçi sınıfı tarafından belki sürekli akın düzenlenecek bir alan olabilir. Ama işçi sınıfı asla o alanda yerleşmez, kendisine orada mülk edinmez. Egemenler buna izin vermezler, izin verdikleri vakit de tarihsel tecrübeyle sabit olduğu gibi zaten ortada devrimci vs. diye bir şey kalmaz sendikaların rengi sarıya döner.
18 Ocak 2013 tarihinde tutuklandım. Devrimcilerin, işçilerin, yoksulların avukatlığını yürüttüğüm gerekçesiyle suçlanıyorum. 24 Aralık 2013 tarihinde neden grevlere, işçi eylemlerine katıldığım sorusuna cevap vermem istendiğinde sendikadaki işinden atılmış bir emekçi olarak, işçi sınıfının mücadelesine olan inancımla cevap vereceğim.
Bugün tüm topluma, toplumsal, siyasal, sendikal muhalefete yönelik açık bir terör uygulanıyor. Dünyanın en büyük siyasi tutsak kitlesine sahibiz. Onlarca sendikacı, yüzlerce işçi tutuklu. Sizin de altında imzanız bulunan birçok bildiri ve metinde siz bu durumu doğru ve haklı olarak “Faşizm” olarak nitelendiriyorsunuz. Dahası Faşizme teslim olmayacağınızı belirtiyorsunuz. Buna/bize yönelik teröre beni işten atarak mı mücadele ediyorsunuz?
Kaldı ki siz DİSK başkanısınız. 1976 yılında bu özel mahkemenin bir önceki hali olan Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılması için mücadele eden, bu uğurda yüzlerce grev yapan üyeleri/yöneticileri tutuklanan / Profilo’da Yakup Keser isimli işçi arkadaşımızı şehit veren DİSK’in genel başkanı... Şimdi bu tarihe yaslanıp, özel yetkili mahkemenin verdiği kararı kutsayamazsınız. Geleneğinize, tarihinize, Kahrolsun Faşizm sloganına sahip çıkın. Şu an yönetiminizde olan Cafer KONCA adlı yöneticinizin bir önceki dönem aynı görevi sürdürüyorken İzmir Özel Yetkili mahkemesinde çete suçundan tutuklu olduğunu hatırladığımızda “çifte standart”ın insanın aklına gelmesi yersiz değil. Bana engel olan tutukluluğun demek ki her zaman bir engel oluşturmadığı anlaşılıyor.
Benim/bizim işçi sınıfıyla DİSK ile olan bağım/ız o feshettiğiniz iş akdine dayanarak kurulmadığı için ben sadece işimi kaybettim. Oysa siz tarihinizi, sınıfınızı...
Saygılarımla
28.08.2013
Taylan TANAY
B1-2-41
Kocaeli 1 No’lu F Tipi


KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y