Ethem İçin 23 Eylül´de Ankara´ya

Tüm dünya gördü, doğa ürperdi bu koca gövdeli, çocuk gözlü delikanlının o karanlık kurşunla bir çınar gibi devrildiğini...
Biz yargılayacağız!..

Ankara’nın göbeğinde, Kızılay’da, MOBESE’lerin altında sıkıldı o polis kurşunu! Hani o gündelik hayatımızı bile didik didik izleyen karanlık “gözlerin” altında… İstediği anda açı değiştiren, görmek istemediğini hızlıca görüş alanından çıkaran ve aslında bir el çabukluğuyla hızlıca silinen MOBESE’lerin!

Tüm dünya gördü Ethem’in nasıl katledildiğini… Tüm dünya! Gökteki bulutlar, yerdeki karıncalar, ağaçlardaki yapraklar, uçan kuşlar… onlar da gördü, ürperdi…

Ethem’in silahı yoktu. Sadece bir işçi olarak büyürken yüreğinde biriktirdiği çelikleşmiş sınıf öfkesi, cesareti vardı. Ethem’in silahı, kendi sınıfının kolektif gücüydü. Kendi tarihinin destanlarıyla dile gelmiş yüreğiydi. Ethem’in silahı yoktu…

Kendisine öğretilmiş katillik hileleriyle kurşun sıkan Ahmet Şahbaz’ın elindeki o silaha yüreğinin gücü, gözlerinin çocukça saflığıyla bakıyordu. Şahbaz, hizmet ettiği sınıfın tüm karanlığını göz bebeklerine toplayarak bir bilek hilesi, bir katillik ustalığıyla sıkıyordu o kurşunu.

Tüm dünya gördü, doğa ürperdi bu koca gövdeli, çocuk gözlü delikanlının o karanlık kurşunla bir çınar gibi devrildiğini. Tüm dünya gördü...

Bir mahkemeler görmedi, o polisin katliamları sayesinde saltanatlarını sürdürebileceklerini düşünenler görmedi.

Ethem’in ailesi, yoldaşları, işçi kardeşleri, emekçi dostları, halkı “Katilsiniz, yargılayacağız!” diye meydanları inlettiler günlerce. Daha doğmamış Ethem’lerin nabız atışları bile bu haklı öfkeye, isteğe göre atmaya başladı.

“Katili yargılayacaksınız” demiyorlardı, “yargılayacağız!” diyorlardı. Çünkü onların mahkemelerinin bunu yapmayacaklarını biliyorlardı. Ama onları bile bu güçlü senfoniyle “yola getireceklerini” de…

Burjuva mahkemeler bana mısın demedi. Diyemezlerdi! Bundan sonra yeni Ethem’lerin katledilebilmesi için katil Şahbaz’ların korunması, sırtlarının sıvazlanması gerekiyordu! O yüzden katili yargılamaya bile gerek görmüyorlardı! Katil rahat olmalıydı keza, diğer katiller rahat olmalıydı!..

Haykıranlarsa ürkmeli, bu erkin gücünden korkmalıydı! O kadar ileri gittiler ki, Ethem’in katilini isteyenlere ağır cezalardan davalar açacak kadar hoyratlaştılar.

Sonra gök gürültüsünü andıran bu “katili istiyoruz” haykırışları karşısında küçük bir geri adım atıp 3 yılla yargılayacakları bir dava açtılar.

O davanın ilk duruşması 23 Eylül’de Ankara’da görülecek!

23 Eylül işçi ve emekçilerle katil burjuvazi ve devletinin hesaplaşacağı bir duruşmanın tarihidir.

Tüm dünyanın gözleri önünde soğukkanlılıkla katledilen Ethem’in katilinin öyle pervasızca korunamayacağının, bu pervasızlığı gösterenlere haddinin bildirileceği tarihtir!

Tüm işçi ve emekçiler, bir yoldaş olarak bağırlarına bastıkları Ethem’in katilini yargılamak için 23 Eylül’de Ankara’ya!..

Alınteri

KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y