Cumartesi Anneleri 447. Haftada Fehmi Tosun Nerede?

Cumartesi Anneleri 447. Kez Galatasaray Meydanı'nda buluştu. Kaybettikleri yakınlarının mezarlarını dahi ziyaret edemediklerini ifade eden kayıp yakınları, "Ne bayramı, bayram bizim neyimize" dedi.

Bu hafta 1995 yılında korucu olmayı reddettiği için kaybedilen Fehmi Tosun'un akıbeti soruldu, "Fehmi Tosun bulunana, onu kaybedenler yargılanana kadar bu dava bizim için kapanmayacak" denildi. 


'SENİ DE AĞABEYİN GİBİ ÖLDÜRELİM Mİ?'

Fehmi Tosun 19 Ekim 1995 günü Avcılar'daki evinin önünden telsizli, silahlı sivil polisler tarafından 34 UD 597 plakalı beyaz Renault marka araca bindirilerek zorla götürüldü. Olay komşularının ve ailesinin gözü önünde gerçekleşti. Fehmi Tosun'un gözaltına alındığı inkar edildi. Ama 4 yıl gözaltına alınan kardeşi Terörle Mücadele Şubesi'nde "Seni de ağabeyin gibi öldürelim mi" diye tehdit edildi. O günden bu yana eşi Hanım Tosun, çocukları ve geçen zamanda büyüyen torunları Tosun'un faillerinin yakalanması ve yakınlarının mezarına kavuşmak için mücadelelerini sürdürüyor.

İç hukuktan sonuç alınamayınca dava AİHM'e taşındı. AKP Hükümeti Fehmi Tosun'un yaşam hakkının ihlal edildiğini kabul etmek zorunda kaldı. Ancak, Tosun'un faillerinin yargılanması ve kemiklerinin bulunarak aileye teslim edilmesi konusunda herhangi bir çalışma yok. 


'ELİMİZ YAKALARINDA OLSUN'

Eylemde ilk olarak söz alan Cemil Kırbayır'ın kardeşi Fatma Kırbayır, "Devlet bizle alay ediyor. Cemil 33 yıldır kayıp. Her Cemil dedikçe içime kan damlıyor. Onlar da evlatlarından, kardeşlerinden olsunlar" dedi. Bayramı kutlamanın kendileri için mümkün olmadığını da ifade eden Kırbayır sözlerine şöyle devam etti: "Çoluk çocuğu unuttum, kardeşimin peşindeyim. Elimiz yakalarında olsun." 


'ALİ İSMAİL'E TEKMEYİ OĞLUMA GİBİ HİSSETTİM'

Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız ise sözlerine cezaevlerinde tutuklu bulunan gençlere selam göndererek başladı. Berkin Elvan'ın ailesini ziyaret ettiğini belirten Yıldız şunları söyledi: "Berkin'in ailesi de bizim gibi bayram yaşamadılar. Gezi direnişinde öldürülen gençlerin aileleri de bayram yüzü görmedi. Ali İsmail'e o tekmeyi vurdukları an, Murat'ıma tekme vurmuşlar gibi hissettim."

Oğlunun fotoğrafını göstererek gözyaşları içerisinde konuşmasına devam eden Yıldız, "Lanet olsun size katiller. Ben fotoğraftaki oğlumu istiyorum. Biz neyin acısını yaşadığımızı dahi bilmiyoruz. Öldü mü kaldı mı haber yok" şeklinde konuştu. 


'BU NASIL DEMOKRASİ PAKETİDİR'

Ardından söz alan Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ise Kürtçe gerçekleştirdiği konuşmasında, "Fehmi bir kimlik ve hak mücadelesi verirken kaybedildi. Hükümetin hiçbir anlam ifade etmeyen paketlerinden kayıplarımızın failleri çıkmadıkça bu nasıl demokrasidir? Bizim kayıplarımız gece vakti değil, göz göre göre gündüz alındı" dedi.

Devlet kayıplarla yüzleşmedikçe kendileri için bayramın gelmeyeceğini belirten Tosun sözlerine şöyle devam etti: "19 yıldır hiçbir anlam taşımayan bayram umarım seneye anlam taşır. Bayramı sokaklarda değil, yakınlarımızın mezarı başında geçirebiliriz." 


'ARTIK TORUNLARI DEDESİNİ ARIYOR'

Haftanın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Vildan Kıran okudu.

Kıran, Fehmi Tosun'un kaybedilmesinden dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay, Müdür yardımcısı Kadir Akbıyık, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Başbakan Tansu Çiller ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in sorumlu olduğunu hatırlattı.

Adalet Bakanı Ergin'e seslenen Kıran, AİHM'e verilen taahhütlerin takip edilip edilmediğini sordu. Kıran, "Fehmi Tosun davasını zaman aşımına mı terk ettiniz? Unutmayın; Hanım Tosun eşini, çocukları babasını, şimdi de torunları dedesini arıyor" dedi. (etha)





KızılYıldız.org
YAZIYI PAYLAŞ: Facebook Twitthis Furl

Facebook'tan Yorum Yap

.
2017 Kaynak Gosterilerek Her Yazi Istendigi Gibi Kullanilir. KIZILYILDIZ.org Devrimin KIZIL YILDIZI Dizayn: K.C.Y